DOLAR

8,5356$%-0.18

EURO

10,1445%-0.08

GRAM ALTIN

498,18%0,31

ÇEYREK ALTIN

7.914,30%0,00

a

Denizlili Sanatçı Erdal Kuyumcu Sarraf Davasının Kurbanı Olduğunu Söyledi

ABD217;de yargılanan Denizlili sanatçı Erdal Kuyumcu, ’nın Sesi’nden Can Kamiloğlu’yla yaptığı röportajda 20 ayda yaşadıklarını anlattı. Sarraf davasının kurbanı olduğunu vurgulayan Kuyumcu, suçsuz olduğunu ve işlenmemiş bir suçu kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.

Denizlili sanatçı Erdal Kuyumcu çok sayıda dizi, film ve tiyatro oyununda rol aldı. Uzun yıllar önce göç ettiği Amerika’da hayallerini kovaladı. New York’ta sanat dünyasından da asla kopmadı birçok oyun ve dizide rol aldı. 2013 yılına gelindiğinde artık Türkiye’ye kesin dönüş yapmaya karar verdi. Döndü, ama orada hayatını tamamen değiştirecek bir teklifle karşılaştı. Bir metal firması ABD’de bir temsilci arıyordu.Firmayla masaya oturdu ve tekliflerini kabul etti ve yeniden New York’a döndü.

1 Mart 2016’nın sabahının ilk ışıklarında evinin kapısı çaldığında bütün hayatı değişti. İran’a Ohio’dan aldığı bir malı Türkiye’deki bir firma aracılığıyla satmak ve ambargoyu delmekle suçlanıyordu. Hakimin beklenen kararı tam 11 ay sonra geldi. Erdal Kuyumcu tam 4 yıl 9 ay hapis cezasına ve ardından üç yıl adli denetimle kontrollü serbestlik cezasına çarptırıldı.

“FBI Ajanları Tutuklusun Bizimle Geleceksin Dediler”

1 Mart sabahı FBI ajanlarının evini bastığını söyleyen Kuyumcu anları anlattı; “Yanlış kapıya geldiklerini düşündüm. Ama birden ‘Erdal Kuyumcu, tutuklusun bizimle geleceksin’ dediklerinde bir şok yaşadım. İçeriye davet ettim. Pijamamı çıkartıp üzerime bir şey giymemi söylediler. Evde arama yapmaya başladılar. Bilgisayarlarıma gittiler. Cep telefonumu bulamadılar. Yardımcı olup cep telefonumun ve bütün bilgisayarların şifrelerini verdim.”

Ajanlara neden tutuklu olduğunu sormadığını belirten Kuyumcu, “Yok sormadım. Kafamda sordum. Niye? Öyle bir anki birden yaşadığın şokla nefesin kesiliyor. Yere yatırma veya silah çekme gibi bir yok da tutuklusun dediklerinde herhalde yanlışlık var dedim. Aklıma ilk gelen şey ailemde de emniyet görevlisi insanlar olduğu için herhalde bir şey var ama ne olduğunu bilmiyorum. Dışarı çıkarken ellerime ters kelepçe vurdular. Demir ve etin temasıyla acı duydum.”dedi.

Sorgulama yapılmadan önce haklarının okunmadığını ve kendisine bir kağıt imzalatıldığını söyleyen Kuyumcu, “Bir şok geçiriyor ve hala ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ellerimi arka kelepçeden ön kelepçeye koydular. Zaten kelepçeyi taktıkları andan itibaren bütün psikolojim altüst olmuştu. O durumda zaten kırılmaya başlıyorsun. Bana bir kağıt uzattılar. ‘Bunu imzalaman gerekiyor’ dediler. Ne olduğu konusunda fikrim yoktu, ‘Miranda haklarınla (susma hakkı) ve avukat istemediğinle ilgili’ dediler okumadan imzaladım.”” ifadesini kullandı.

“Denizlili Bir İşçinin Emekçinin Oğluyum”

“Neden mücadele edip suçsuzluğunuzu savunmadınız sonuna kadar?” sorusuna cevap veren Erdal Kuyumcu, “Ben yıllarca Almanya’da çalışan Denizlili bir işçinin, emekçinin oğluyum. Ne kazandıysak alnımızın teriyle kazandık. Kimsenin hakkını yemedik, ama böyle bir durum olunca kendini çok güçsüz hissediyorsun. Kime karşı mücadele edeceksin? Mücadele edemeyeceğimi anlayınca kabullenmek zorunda kaldım. Düşünün iddialara göre ben bu malın İran’a gideceğini biliyorum ve kazandığım da iki sevkiyattan tamı tamına 1600 dolar. Kim yapar böyle bir şeyi?” dedi.

İşlemediği suçtan dolayı yargılandığını belirten Kuyumcu, “Türkiye’deki firmanın Almanya’dan satın alıp İran’a gönderdiği tozun faturasını aleyhime delil olarak sundular. Benim aracı olduğum İran’a giden hiçbir madde yok. Delili de yok.Ne tanırım ne bilirim. Hiçbir bağlantım yok. Türkiye’deki firma bütün dünyadan mal alıyor. O firma da onlardan biri.İşlediysem cezasını çekerim dedim. Ama işlememişim. Benim 1600 dolar kazandığım ve benim gönderdiğim hiçbir tozun İran’a gitmediği bilindiği halde beni verebilecekleri maksimum cezayla cezalandırdılar. ‘Gittiyse de zaten suçu kabul ediyorum’ diyorum ama gitmemiş benden bir şey. Ama oraya benim aracılığımla giden bir mal yok. ‘Gittiyse ben bedelini öderim, cezasını çekmeye razıyım’ diyorum. Bana sen katilsin bu adamı öldürdün’ diyorlar. ‘Tamam, kabul ediyorum, öldürdüm’ diyorum. Seni ‘katilsin’ diye içeri atıyorlar. Tamam, ben katilim de, ortada ceset yok. ‘Öldürdün’ dediğiniz adam gününü gün edip yaşıyor. Ortada işlenmemiş bir cinayet var, ama ben katil olarak idam edileceğim. Aynen durumum bu basit bir dille anlatmaya çalıştım. Ortada suç yoksa ben niye idam ediliyorum o zaman?”ifadesini kullandı.

“Sarraf Yüzünden Karar Uzadı”

Hakkında verilen kararın neden bu kadar uzadığını sorusuna cevap veren Kuyumcu, “Benim cezamın Ekim 2016’da verilmesi gerekirken bana verilecek ceza çeşitli aralıklarda yapılan ertelemelerle neredeyse bir yıla yakın bir zaman ertelendi. Suçu bir şekilde kabullenmişim, ‘verin cezamı kurtulayım artık’ diyorum. Hakim uzattıkça uzatıyor. En son duruşma artık Ağustos’un sonunda yapıldığında artık karar çıkartıyor. O kadar arasında bir tek benimkini erteliyor 7 Eylül tarihine. 6 Eylül’den bir gün sonraya yani. 6 Eylül’de Sarraf davasına eski bakan Zafer Çağlayan da eklendikten sonra tam bir gün sonrasında hakim bana verebileceği maksimum cezayı verdi.” şeklinde konuştu.

Kendi davasının Sarraf davasıyla ilişkilendirildiğini söyleyen sanatçı, “Beni Sarraf davasının kurbanı yaptılar. Bana verdikleri maksimum cezayla, Sarraf davasında yargılananlara göz dağı verildiğini düşünüyor. Bir yıla yakın hep ertelenen hükmüm Sarraf davasının iddianamesinin genişlemesinden bir gün sonrasında verildi. Beni Sarraf davasının kurbanı yaptılar açık açık. Bana verdikleri maksimum cezayla Sarraf davasında yargılananlara göz dağı verildiğini düşünüyorum. Bir yıla yakın hep karar mahkemem hep bir sebepten dolayı ertelendi. Ek delil duruşmaları konuldu. Bu kararlar her alındığında, Rıza Sarraf davasında bir gelişme oluyordu. Hep yakın tarihler. New York şehrinde İran ambargosunu delmekle suçlanan üç Türk. Aynı şehrin kolluk güçleri soruşturmanın başında. Mahkeme sunulan belgelerde, savcılar sürekli bu davanın emsal teşkil etmesi gerektiği söylüyorlardı. Kime ne emsal teşkil edeceği sonunda anlaşıldı. Ben kendi davamın Rıza Sarraf davasıyla kıyaslanmasından rahatsız oluyordum. Bazı medya kuruluşların direkt Rıza Sarraf davasını yazamadıkları için benim davam üzerimden Rıza üzerine yorum yapılmasından rahatsız oluyordum. Ama davanın hakimi, Rıza Sarraf’ın kefaletini reddederken benim davamı örneklerden biri olarak gösterdi. Bu belgelerde var. İran’ın hala nükleer silah üretmek için çabalarını vurguladığı bölümde benim davamı bu suça emsal olarak gösterdi hakim Berman. Şimdi düşündükçe bağlantıyı çözüp aklımı kaçıracak gibi oluyorum.Temyiz başvurusu yaptık, bir avukat tutacak beş kuruş paramız kalmadı. Devlet bir avukat atadı. 36 yıldır meslekteymiş. Görüşüyoruz. Artık suçsuzluğumu kanıtlamak için her şeyi yapacağım. İki hafta sonra hapse gireceğim. Adalete güveniyorum, Amerikan adaletine de.” dedi.

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Yeni Dönemde Teslim Olacak Askerler Dikkat!

sadoglu kurban - Denizlili Sanatçı Erdal Kuyumcu Sarraf Davasının Kurbanı Olduğunu Söyledi

HIZLI YORUM YAP

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.