DOLAR

13,7276$%0.39

EURO

15,5009%-0.24

GRAM ALTIN

781,48%0,32

ÇEYREK ALTIN

12.515,06%-0,08

a

10 KASIM 1938’DE BİR DEVRİMCİ ÖLDÜ, FAKAT…

Her yıl olduğu gibi yine bir 0 Kasım’ı geride bıraktık, Atatürk’ü seven ve onu anlamak için gayret gösteren benim gibi birinin, nüfus cüzdanında doğum tarihinin olması kadar hüzünlü bir şey olamaz diye düşünmüşümdür hep. Uzun yıllar doğum günümü kutlamaktan imtina ettim. Otuzlu yaşlarıma gelip ailemi kurduktan sonra anneme ‘’Benim gerçek doğum tarihim doğru mu?’’ diye sordum. ‘’Ne bileyim ben oğlum, baban öyle yazdırmış işte’’ deyince başladım doğru tarihi araştırmaya. Annem ‘’Sen doğduğunda falanca akrabanın çocuğu kırk günlüktü’’ dedi. O akrabanın kütüğe tam gününde yazıldığından emin olduktan sonra, kırk gün geriye sayarak doğum tarihimin 26 Kasıma denk geldiğini tespit edip rahatladım.

Akşam salonumda ulusal kanalları hızlıca gezerken aklıma çocukluğumdaki 10 Kasım anmalarımız geldi. Okul gününe denk geldi ise gün boyu okulda programları düzenlenir, ‘’Atam sen kalk, ben yatam’’ sözlü ağdalı, acıklı şiirler okunurdu. O gün bu olayın vahametini kavrayamamış olan bizler, bir yakınımız, bir akrabamız ölmüşçesine hüzünlenirdik. Okulun önünde sıralanmış anma programı yapılırken gülen muzip çocukların dayak yediğini bilirim. Onu kaybetmiş olmanın acısı tüm çocuklara bir şekilde aşılanırdı. Yeni yayına başlamış olan TRT’nin tek kanallı yılları. O gün en sevilen dizinin gününe ya da hafta sonu yayınlanan eğlence programına denk gelmiş olsa bile, tüm programlar iptal edilir, gün boyunca anıt kabri ziyaret eden halkın ağlayan görüntüleri ve cenaze merasimi yayınlanır, Atatürk’ün siyah beyaz kısa filmleri gösterilirdi. Kahvelerde, sokaklarda bile bir matem havası olurdu.

Şimdi düşünüyorum da halk olarak bizler Atatürk’ü anlamaktan hâlâ çok uzağız, bunu ekranlarda yapılan sokak röportajlarından ya da ekrana çıkan anlı şanlı titri olan adamların konuşmalarından anlamak mümkün. Aksi olsaydı bu günkü durumumuzda olur muyduk?

Ben olayların zamanın ruhuna uygun olarak değerlendirilmesinden yanayımdır. O günün dünya şartlarını bilmeden, yapılanları değerlendirmek ve yorumlamak pek doğru değildir. Zaman diktatörlük devri, işgal altındaki yurdunu halkla birlikte savaşarak kurtarmış, yenilmez denen devletleri yenip, yıkılan bir imparatorluktan yokluklar içinde, sanayisi, fabrikası olmayan, okuma yazma oranının erkeklerde yüzde 7 kadınlarda binde bir olan bir ulustan bir devlet yaratmak her babayiğidin harcı değildir. Atatürk ün en büyük özelliği yaptığı her şeyi meclis kararı yapmasıdır. Bilinmelidir ki o mecliste Atatürk’e ve yapacağı devrimlere karşı çıkılmış, kadınlara seçme ve seçilme hakkı kanunu gibi bazı kanunların onaylanması on yıl gecikmiştir. O meclis te Atatürk’ün olmaması için ‘’Cumhurbaşkanı olacak kişinin milli hudutlar içerisinde beş yıl ikamet etme zorunluluğu olması’’ gibi kanun teklifi bile verilmiştir. Meclisi kapatıp tek başına diktatör olma imkanı olan bir kişi bunu ret edip Cumhuriyet rejimini benimsemiş, ulusun yönetimini ve denetimini meclise vererek en zor yolu seçmiştir. Bu uğurda suikast girişimine bile uğramıştır. Kim ne derse desin! Onu ve mücadelesini yok saymaya çalışanlar, hutbelerinde adını anmayıp, izlerini yurdun her yanından ve halkın gönlünden silmeye çalışanlar olsa da, ölümünden seksen küsur yıl geçmesine rağmen her ölüm yıldönümünde yeniden doğan, halkının gözündeki değeri azalmadan artmaya devam eden başka bir lider daha yoktur.

Unutulmamalıdır ki! Bilinen Dünyada yapılan tüm devrimler tamamlanamadan sona ermiştir. Bu devrimler kişi sağ iken ya da öldükten sonra, yapılan karşı devrimle tarihin tozlu sayfalarına gömülmüşlerdir.

10 Kasım 1938 de bir devrimci öldü fakat aradan geçen bunca yıla rağmen halkının gönlündeki ebedi yerinde istirahat etmeye devam ediyor.

Onu her geçen gün daha iyi anlamalı, çocuklarımıza anlatmalı ve devrimlerinin yılmaz bekçileri olmalıyız. Çok çalışmalı, üretmeli ve 20 Nisan 1931 de dediği gibi Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ilkesi içinde yönümüzü daima batıya dönerek yolumuza devam etmeliyiz. Şu an içinde bulunduğumuz zor şartlardan çıkmamızın başka bir yolu inanın yok.

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

FETÖ FİRARİSİ BAĞ EVİNDE YAKALANDI!

HIZLI YORUM YAP

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.